Konya'da İnce Minareli Medrese'nin Minaresi Yeniden Yapılacak
Konya'nın önemli Selçuklu eserlerinden İnce Minareli Medrese'de restorasyon çalışmaları sürüyor. Yapının taşıyıcı sisteminde yüzde 28'e varan boşluklar tespit edilirken 6.391 çini ve sırlı tuğla yeniden üretildi. 1901 yılında yıkılan tarihî minarenin yeniden inşa edilmesi ve medresenin Vakıf Müzesi olarak kullanılması planlanıyor.

İnce Minareli Medrese'deki restorasyon sürecine ilişkin yeni bilgiler kamuoyuna duyuruldu. Konya'nın Selçuklu mirası içinde öne çıkan yapıda Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü işler üç ana başlıkta toplanıyor: taşıyıcı sistemdeki hasarın giderilmesi, özgün mimari öğelerin korunması ve 1901'de yıldırım düşmesiyle büyük bölümü yıkılan minarenin yeniden tamamlanması.
Kentin tarihî yapılarındaki restorasyon, 3 Kasım 2026'da Taş Bina Kültür Sanat'ta düzenlenen toplantıda Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay tarafından değerlendirildi.
Toplantı öncesinde medresenin de yer aldığı yapılarda inceleme yapıldı; bugünkü durum, saptanan yapısal sorunlar ve yapının ileride nasıl kullanılacağı ele alındı.
13. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Selçuklu Mirası
Medrese, Anadolu Selçuklu Veziri Sâhib Ata Fahreddin Ali'nin hadis öğretimi için yaptırdığı bir yapı; Sâhib Ata Dârülhadisi adıyla da biliniyor. Taç kapısındaki madalyonlarda adı geçen mimarı Kölük bin Abdullah.
İnşa tarihi kaynaklar arasında farklılık gösteriyor. 1265 tarihli vakfiyede yapının anılması, medresenin o tarihten önce var olduğunu gösteriyor. Kapalı avlulu düzeniyle Anadolu Selçuklu eğitim yapıları arasında yer alıyor.
Taç kapıdaki anıtsal düzen, geometrik taş işçiliği, bitkisel bezemeler, hat ve sırlı tuğla uygulamaları aynı yapıda bir araya geliyor.
Yapıya adını veren minare özgün hâlinde iki şerefeliydi. 1901'de yıldırım düşmesiyle üst bölümleri yıkıldı; yapıya bitişik mescit de zamanla ortadan kalktı, ondan geriye ortak kıble duvarındaki mihrap kaldı.
Taşıyıcı Sistemde Yüzde 28'e Varan Boşluklar Tespit Edildi
Yapısal incelemeler ve araştırma kazıları, medresenin durumuna dair önemli sonuçlar verdi.
Kazılar, temellerin 7,5 metre derinliğe kadar gittiğini ortaya çıkardı. Duvar örgüsü incelendiğinde ciddi hasarın yanı sıra yüzde 28'e tırmanan boşluklar görüldü. Verileri Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, 3 Kasım'daki açıklamasında paylaştı.
Bu tablo, işin yüzey onarımıyla sınırlı olmadığını, taşıyıcı sistemi korumaya dönük müdahaleleri de kapsadığını gösteriyor.
Daha önceki aşamalarda özgün malzemeye zarar veren uygulamalara da el atılmıştı. Ekim 2024'te görevde olan Konya Vakıflar Bölge Müdürü Yılmaz Kılınç, iç duvarlara ve çinilere sonradan eklenen çimento, metal ve beton katkılı malzemenin söküldüğünü duyurmuştu. Temel boyutlarını belirlemek için kazılar ve zemin etütleri de aynı dönemde yapılmıştı.
Kasım 2026'daki bulgular, taşıyıcı sistemin restorasyonda merkezî bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor.
6.391 Çini ve Sırlı Tuğla Yeniden Üretildi
İşin dikkat çeken aşamalarından biri de bezemeyi oluşturan çini ve sırlı tuğlaların yeniden üretimi.
Kubbe, kemer ve revzenlerde kullanılmak üzere 1.893 çini ile 4.498 sırlı tuğla yeniden üretildi. Rakamları Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu paylaştı.
Bu iki kalemin toplamı 6.391 parçaya ulaşıyor; amaç bezeme düzenini korumak ve eksik parçaları tamamlamak.
Selçuklu mimarisinde yaygın olan firuze, lacivert ve kahverengi sırlı tuğlalar, özellikle kubbe ve geçiş elemanlarında geometrik kompozisyonlar kuruyor. İç mekândaki çini mozaikler ile örgülü kûfî yazılar da dönemin süsleme anlayışını yansıtıyor.

1901 Yılında Yıkılan Minare Yeniden İnşa Edilecek
1901'de yıldırım düşmesiyle büyük ölçüde zarar gören minarenin yeniden tamamlanması, restorasyonun öne çıkan başlıklarından biri. İki şerefeli minarenin üst bölümleri, 20. yüzyıl başındaki hasardan sonra günümüze ulaşmadı.
3 Kasım'daki açıklamasında Aksu, minareye dönük çalışmaların sürdüğünü belirtti ve tarihî yükseklik için yaklaşık 43,5 metrelik bir ölçü verdi. Özgün yükseklik konusunda kaynaklar farklı ölçüler de aktarıyor.
Konu önceki yıllarda da teknik olarak tartışılmıştı: Ekim 2024'te Kılınç, statik hesapların yapıldığını, yıkılan bölümün özgün biçime uygun yeniden inşasına bu sonuçlara göre karar verileceğini söylemişti.
Kasım 2026'daki açıklamalar, minarenin tamamlanmasının projenin hedefleri arasında olduğunu doğruluyor. Altay da bunu uzun süredir gündemde olan hedefler arasında saydı; amaç, restorasyonun ardından yapının tarihî görünümüne kavuşması.
Bu adım, medresenin mimari bütünlüğü kadar Konya siluetindeki Selçuklu mirasının görünürlüğü bakımından da önemli.
Taç Kapıdaki Eksik Kitabeler İçin Yeni Düzenleme
Restorasyonda anıtsal taç kapıdaki kitabe kuşakları da ele alınıyor.
Son açıklamasında Altay, kapıdaki Yasin ve Fetih surelerinden oluşan yazı düzeninde boşluklar bulunduğunu söyledi; eksik bölümün Fetih suresine ait yaklaşık 6-7 ayetlik kısım olduğu belirtiliyor.
Altay'a göre eksikliği kapatmak için taç kapının yaklaşık 1,5 ila 2 metre yukarı alınması öngörülüyor ve müdahalenin teknik çizimleri hâlâ sürüyor.
Üst bölümdeki eksikler yeni değil. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde kitabe kuşağının başlangıç ve bitiş bölümlerinin eksik olduğu, bordürlerin üst kısımlarının kesildiği belirtiliyor; bu da taç kapının özgün biçiminin günümüze tam ulaşmadığını gösteriyor.
3 Kasım'daki bazı aktarımlarda eksiklerin giderildiği söylenirken, sonraki açıklamalarda çizimlerin sürdüğü bildirildi. Bu nedenle çalışmanın hangi aşamada olduğuna dair kesin bir uygulama tarihi açıklanmadı.
Girişin özgün kompozisyonunun yeniden değerlendirilmesini içeren süreç, Selçuklu taş işçiliği ve hat sanatının korunması bakımından önemli başlıklardan biri.

Restorasyon Takvimi Yeniden Gündemde
Tamamlanma takvimi de son açıklamalarla yeniden gündeme geldi.
Ekim 2024'te Kılınç, yapının yaklaşık bir yıl içinde Konya'ya yeniden kazandırılmasının hedeflendiğini belirtmişti. Kasım 2026 itibarıyla çalışmalar sürüyor.
3 Kasım 2026'daki değerlendirmesinde Aksu, işlerin yaklaşık bir yıl içinde biteceği beklentisini dile getirdi. Bu, 2027'nin sonlarına işaret etse de kesin tamamlanma ya da ziyarete açılış tarihi duyurulmadı.
İlk takvimden bu yana süreç uzamış görünüyor; değişikliğin nedenlerine dair ayrıntılı resmî bir değerlendirme paylaşılmadı.
850 Milyon Liralık Restorasyonun Ardından Vakıf Müzesi Olacak
Proje kapsamındaki imalatların yaklaşık 850 milyon lira tutarında tamamlanması öngörülüyor; bu bilgiyi Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu paylaştı. Tutar, tamamlanan işlerin kesin harcaması değil, öngörülen toplam imalat bedeli.
Restorasyonun ardından medresenin Vakıf Müzesi olarak kullanılması planlanıyor. 1956'dan bu yana Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi olarak hizmet veren yapının yeni işleviyle vakıf kültürüne ait eserleri koruması ve ziyaretçiye aktarması hedefleniyor.
Böylece süreç yalnızca fiziksel korumayla sınırlı kalmayacak; medrese kültürel bir işlevle kullanılmaya devam edecek.

Selçuklu Mimarisinin Korunmasına Yönelik Çalışmalar Sürüyor
Konya'nın 13. yüzyıldan bugüne ulaşan mimari miraslarından medresedeki restorasyon, güçlendirme çalışmalarının yanı sıra kaybolan öğelerin tamamlanmasıyla öne çıkıyor.
Minarenin yeniden inşası, taç kapıdaki kitabe eksiklerine dönük düzenlemeler ve özgün bezemenin korunması projenin temel başlıkları.
İşler bittiğinde medresenin tarihî kimliğini koruyarak Vakıf Müzesi işleviyle ziyarete açılması hedefleniyor.
- İnce Minareli Medrese
- Konya
- restorasyon
- Selçuklu mimarisi
- Vakıflar Genel Müdürlüğü
- minare
- Vakıf Müzesi
- taç kapı
Kaynaklar
Konya Selimiye Camii'nde 15 bin 648 metre mikrokazık tamamlandı, resmî hedef Ekim 2027
Kağıthane'de tarihi Sadabad Karakolu "Vefa Konağı" adıyla yeniden açıldı
Piyasa verileri haber sayfasında: Döviz ve altın kutuları kendiliğinden güncelleniyor
Fotoğraf galerileri yeniden gözde: Gezi ve mutfak haberleri karelerle anlatılıyor
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

